Uncle's Dream; And the Permanent Husband
1859
Uncle's Dream; And the Permanent Husband
1859
Translated by Frederick Whishaw
Want to see the master of psychological darkness cut loose? This overlooked comic masterpiece proves Dostoevsky could devastate with laughter just as surely as with despair. Set in the provincial backwater of Mordasov, it follows Maria Alexandrovna Moskaleva, a formidable social climber who scents opportunity when an aging Prince arrives in her little town. She launches an elaborate campaign to trap him as a husband for her unmarried daughter Zina, navigating a treacherous landscape of gossip, rivals, and village intrigue. The mock-heroic tone allows Dostoevsky to dissect provincial Russian society with surgical precision, every character ridiculous yet painfully recognizable. You get all his psychological insight applied to comedy, which is rarer than hens' teeth. For readers who think they know Dostoevsky only through his heavyweight tragedies, this is a revelation: the same relentless intelligence, now turned toward laughter.
Editions
X-Ray
“Can you blame me, my dear, for looking on this attachment as a romantic folly inspired by that cursed Shakespeare who will poke his nose where he is not wanted?””
— Fyodor Dostoyevsky
“Zayıf, kof, her zaman başkasının etkisi altında hareket etmeye alışmış, ama bir aralık isyan bayrağını çekip kuvvetli, makul olmaya karar veren kimselerin bu hareketlerinin her zaman belirli bir sınırı vardır. Başlangıçta isyanları son derece şiddetlidir. Bu şiddet çılgınlık hali alır. Karşılarına çıkan engellere gözleri kapalı atılırlar, güçlerinin üstünde çaba gösterirler. Ancak, belirli bir noktaya varınca kendinden geçmiş o insan zınk diye duruverir. 'Ben neler yaptım?' gibilerinden korku içinde kalakalır. Hemen arkasından da sönmüş bir balon gibi pörsür, ağlamaklı olur, diz çöküp afdiler, her şeyin eskisi gibi olması için yalvarır, her şeyin bir an önce sonuçlanmasını ister. Mozgylakov da aynı durumdaydı. Hiddete kapılarak kudurgan haliyle bir felakete sebep olmuş, öfkesini, gururunu tatmin ettikten sonra bütün olanlardan dolay sırf kendini suçlayarak kendinden nefret etmeye başlamıştı.””
— Fyodor Dostoyevsky
“نحن نعيش في أولادنا حياة ثانية يا أمير.””
— Fyodor Dostoyevsky
“Firile slabe şi uşuratice, obişnuite cu o supunere veşnică şi care se hotărăsc în cele din urmă să se răzvrătească şi să protesteze, într-un cuvînt”
— Fyodor Dostoyevsky





